Doktor Lucy Hooper, vakaların büyük çoğunluğunun zararsız olduğunu ve genellikle 7 ila 10 gün içinde tamamen iyileştiğini belirtirken, doğru beslenme alışkanlıkları ve ağız hijyeniyle bu durumun önlenebileceğine dikkat çekiyor.
Yuvarlak veya oval şekilli bu yaralar genellikle ağzın içini yanlışlıkla ısırmak gibi hafif travmalar sonucunda ortaya çıkıyor. Genler, hormonal değişiklikler ve viral enfeksiyonların da rol oynayabileceğini belirten Dr. Hooper; Crohn, çölyak gibi otoimmün rahatsızlıkları bulunanların ya da kemoterapi görenlerin bu duruma daha duyarlı olduğunu aktarıyor.
Ağız yaralarının İbuprofen gibi bazı günlük ilaçlarla bile bağlantısı olabiliyor. Ancak uzmanlara göre aftın arkasındaki en yaygın nedenlerin başında stres geliyor. Dr. Hooper, vücutta iltihaplanma olduğunun bu durumu tetikleyebileceğini vurguluyor.
Araştırmalar B12 vitamini, demir, folik asit ve çinko eksikliğinin ağız yarasının yaygın nedenleri arasında yer aldığını gösteriyor. Özellikle et, yumurta, deniz ve süt ürünlerinden kaçınan vegan veya vejetaryen bireylerin bu vitaminleri alternatif kaynaklardan (B12 zenginleştirilmiş bitki bazlı sütler, çinko için nohut ve fıstık, folat için koyu yeşil sebzeler, demir için ıspanak) alması öneriliyor. Öte yandan bazı yiyecek ve içecekler de aftı doğrudan tetikleyebiliyor.
Alkol, gazlı içecekler ve turunçgiller asit-baz dengesini (pH) bozarak koruyucu proteinlere zarar veriyor. İnsanların pek asitlikle ilişkilendirmediği çilek ve domates ile baharatlı ve tuzlu yiyecekler hassas mukozayı tahriş ediyor.
Sert, gevrek veya keskin yapılı gıdalar iyileşme sürecini zorlaştırıyor. Buna karşın, bitki ağırlıklı bir diyet uygulayan kişilerin ağız ülseri nüksetme oranının daha düşük olduğu biliniyor. Ağız hijyeninin önemine işaret eden Dr. Hooper, diş ipi kullanımı ve düzenli diş hekimi kontrolünün ülserleri önlemede etkili olduğunu belirtiyor.
Dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli nokta ise diş macunları. Macunun köpürmesini sağlayan ancak bir deterjan olan sodyum lauril sülfat (SLS) içeriğinin ağız içini tahriş edebildiği, araştırmaların SLS içermeyen diş macunu kullanımının ağız ülserlerini ve ağrısını azalttığını ortaya koyduğu ifade ediliyor.
Ne Zaman Doktora Başvurmalı?
Çoğu aft küçük boyutlu olup ağrı kesici jeller veya antimikrobiyal gargaralarla atlatılabilse de, bazı durumlarda tıbbi destek şart oluyor. Ülser bir santimetreden büyükse, iki haftadan uzun sürerse veya düzenli olarak tekrarlıyorsa kontrol ettirilmesi gerekiyor. Ayrıca bu duruma ateş, karın veya eklem ağrısı gibi farklı belirtiler eşlik ediyorsa, altta yatan nedenlerin ve vitamin eksikliklerinin tespiti için kan testi yaptırılarak bir uzman görüşü alınması öneriliyor.