Gerilimin etkisiyle petrol fiyatları varil başına 100 doların üzerine çıkarken, küresel enflasyon endişeleri de güç kazandı. Ancak tüm bu gelişmelere rağmen altın fiyatlarında dikkat çekici bir düşüş yaşandı.

Uluslararası piyasalarda ons altın (XAU/USD), çatışmanın başladığı günden bu yana yaklaşık yüzde 5 değer kaybetti.

Bu durum, jeopolitik belirsizlik dönemlerinde genellikle yükseliş gösteren altın için alışılmadık bir tablo olarak değerlendiriliyor.

Analistler, düşüşün arkasında yatırımcı davranışlarının yattığını belirtiyor. Bank of America analisti Lawson Winder’a göre, küresel hisse senedi piyasalarındaki sert satış dalgası yatırımcıları likiditeye yöneltti.

Bu süreçte altın da nakde çevrilen varlıklar arasında yer aldı.

Öte yandan yükselen ABD Hazine tahvil getirileri ve güçlenen dolar da altın üzerinde baskı oluşturan diğer önemli faktörler arasında gösteriliyor.

Geçtiğimiz hafta altın fiyatları yaklaşık yüzde 3 gerilerken, altın madenciliği hisselerinde de sert düşüşler yaşandı.

Buna karşın piyasanın bir bölümü mevcut geri çekilmeyi alım fırsatı olarak değerlendiriyor. Uzmanlar, merkez bankalarının süregelen altın talebi ve yapısal enflasyon dinamiklerinin uzun vadede fiyatları desteklemeye devam edeceğine dikkat çekiyor.

Nuway Capital kurucu ortağı Colin Bosher, altına yönelik talebin hâlâ güçlü temellere dayandığını belirterek, enerji dönüşüm maliyetleri, tedarik zinciri değişimleri, artan savunma harcamaları ve demografik baskıların altının değer saklama rolünü güçlendirdiğini ifade etti.

Kısa vadeli dalgalanmalara rağmen altın, yıl başından bu yana yükseliş trendini koruyor. Değerli metal 2026 genelinde yaklaşık yüzde 16 prim yapmış durumda.

Yorumlar
Editör Hakkında