Olay, saat 08.01 sıralarında Turgutlu ilçesi Albayrak Mahallesi'ndeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Lisesi çevresinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 112 Acil Çağrı Merkezi'ne okul önünde elinde silah bulunan bir şahsın etrafa ateş ettiği yönünde ihbar yapıldı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda emniyet ve sağlık ekibi sevk edildi.

İlk belirlemelere göre olayda 11 öğrenci yaralandı. Yaralılardan 3'ünün ise hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi. Olayın ardından İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, konuyla ilgili incelemelerde bulunmak ve tedavileri süren yaralı çocukları ziyaret etmek üzere Turgutlu Devlet Hastanesi'ne geldi.

Ziyaret sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Çiftçi, "Saldırgan, anneannesinin üzerine kayıtlı pompalı tüfekle 87 metre mesafeden, okula gitmekte olan çocukların üzerine ateş açmak suretiyle bir saldırı gerçekleştirmiştir. Saldırı neticesinde toplam 11 çocuğumuz yaralanmıştır. Üçünün durumu diğerlerine göre daha kritik. Durumu kritik olan bu üç çocuğumuz şu anda ameliyattan çıkmış olup yoğun bakımda tedavileri devam etmektedir. Diğer sekiz çocuğumuzdan biri taburcu olmuştur. Geriye kalan yedi çocuğumuzun üçünü az önce hastanede ziyaret ettik; durumları gayet iyi. Üç çocuğumuzun ise şu anda ameliyatları devam etmektedir. Yaralanan bütün çocuklarımıza acil şifalar diliyorum. Bu vesileyle çocuklarımıza, ailelerine, aziz milletimize ve milli eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Allah beterinden saklasın diye dua ediyoruz. Olay duyulduğunda ben Ankara'daydım, Milli Eğitim Bakanımız ise Trabzon'daydı. Kendisiyle İzmir'de buluşup hemen Turgutlu'ya intikal ettik" diye konuştu.

İçişleri Bakanlığı tarafından iki mülkiye başmüfettişi ve iki polis başmüfettişinin görevlendirildiğini belirten Bakan Çiftçi, "Milli Eğitim Bakanlığımız tarafından ise iki başmüfettiş görevlendirilmiştir. Olay tüm idari yönleriyle soruşturulacak, herhangi bir sorumluluğu veya ihmali olanlar tespit edilecektir. Milli Eğitim Bakanlığımız 20 kişilik bir psikososyal destek ekibi görevlendirmiş durumdadır ve bu sayı 27'ye çıkacaktır. Ekiplerimiz çalışmalarına başlamıştır. Olayın adli yönden soruşturulması ise Adalet Bakanlığımız ve Cumhuriyet Başsavcılığımız kanalıyla yürütülmektedir" ifadelerini kullandı.

Okul güvenliğine yönelik özel tedbirlerimiz bulunmaktadır"
"İçişleri ve Milli Eğitim Bakanlıkları başta olmak üzere toplam yedi bakanlık olarak, okullar açılmadan önce okul güvenliğiyle ilgili gerekli planlamaları yapmıştık" diyen Bakan Çiftçi, şunları söyledi:
"Valilerimizle gerekli toplantıları gerçekleştirerek okullarımızda güvenlik tedbirlerini aldık. Dün Milli Eğitim Bakanımızla beraber 81 ilimizin valileri, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve il milli eğitim müdürlerinin katılımıyla bir okul güvenliği toplantısı gerçekleştirdik. Milli Eğitim Bakanlığımızın aldığı tedbirlerin yanı sıra, İçişleri Bakanlığı olarak bizim de okul güvenliğine yönelik özel tedbirlerimiz bulunmaktadır."

"Saldırının gerçekleştiği okul da birinci dereceden riskli okullarımızdan biridir"
İçişleri Bakanlığı olarak okullar açılmadan önce tüm okulları güvenlik riskine göre değerlendirdiklerini aktaran Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:
"Okullarımızı birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü dereceden riskli olarak sınıflandırıyoruz. Birinci ve ikinci dereceden riskli okullarımızda sürekli görev yapan kolluk görevlilerimiz bulunuyor. Üçüncü ve dördüncü dereceden riskli okullarımızda ise ihtiyaç duyuldukça okul yönetimleriyle irtibata geçen okul irtibat görevlilerimiz mevcut. Bunların dışında bu yıl ilk defa Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığımızla görüşerek 31 bin bahçe görevlisi istihdam ettik ve dün itibarıyla bu görevlilerin 23 bini işbaşı yaptı. Saldırının gerçekleştiği okul da birinci dereceden riskli okullarımızdan biridir ve orada bir bekçimiz görev yapmaktadır. Ayrıca saldırı anında okul bahçe görevlisi de yerindeydi. Bunun dışında İçişleri Bakanlığı olarak okul çevrelerinde asayiş, narkotik ve çocuk şube müdürlüklerimiz kanalıyla güvenlik uygulamalarımıza devam ediyoruz. Okul civarındaki internet kafeleri, büfeleri, oyun salonlarını ve tütün ürünleri satılan yerleri düzenli aralıklarla denetliyor; okul servis araçlarını kontrol ediyoruz. Biz istiyoruz ki çocuklarımız okula güvenle gelsin, huzur içinde eğitimlerine devam etsin ve sağ salim evlerine dönebilsin."

Okul güvenliğinin sadece fiziki veya polisiye tedbirlerle sağlanabilecek bir husus olmadığına dikkat çeken Bakan Çiftçi, "Yedi bakanlık olarak bir araya geldik. Üzerinde üç aydır çalıştığımız bir protokol vardı; dün Milli Eğitim Bakanımızın katılımıyla İçişleri Bakanlığı olarak bu protokolü imza altına aldık. Buradaki temel amacımız; herhangi bir güvenlik sızıntısı durumunda veya çocukların eylem yapabileceğine dair bir işaret görüldüğünde sistemin hızla devreye girmesidir. Böylece okul idaresi, kolluk kuvvetleri ve Sağlık Bakanlığı görevlileri vasıtasıyla ilgili çocuğun tedavisine veya rehabilitasyonuna bir an önce başlanabilecektir. Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı olarak bir araya gelip ortak bir sistem kurduk. Özellikle risk belirtisi gösteren çocuklara yönelik bu sistemin detayları, dün valiliklerimizle yaptığımız toplantı neticesinde kendilerine iletildi" sözlerini kullandı.

"Evde silah varsa çocukların erişemeyeceği yerlerde muhafaza edilmelidir"
Devletin diğer kurumlarına, sivil toplum kuruluşlarına ve en başta da ailelere düşen önemli görevlerin bulunduğunun altını çizen Bakan Çiftçi, "Aileler; çocuklarının okula gidip gitmediğini, okuldan çıktıktan sonra nereye uğradıklarını ve evde hangi internet sitelerine girdiklerini mutlaka sürekli takip ve kontrol etmelidir. Eğer evde silah varsa, çocukların ulaşamayacağı, erişemeyeceği güvenli yerlerde muhafaza edilmelidir. Son olayda kullanılan silah, anneannenin üzerine kayıtlı olup dedenin evinde bulunuyordu; çocuk silahı oradan alarak bu eylemi gerçekleştirmiş. Silahları çok daha güvenli yerlerde tutmamız gerekiyor. Bu, tamamen ailelerin alması gereken tedbirler kapsamındadır. İçişleri Bakanlığı olarak her çocuğun veya her ailenin başına bir polis görevlendirmemiz mümkün değildir. Bizim alabileceğimiz fiziki tedbirlerin bir sınırı vardır. Topyekun bir seferberlik anlayışıyla hareket eder ve hepimiz üzerimize düşeni yaparsak okullarımız daha güvenli hale gelir, bu tür üzücü hadiseler de yaşanmaz" açıklamalarında bulundu.

"14 Nisan'da Malatya ve Kahramanmaraş'ta gerçekleşen okul saldırılarından sonra siber devriyelerimiz ve istihbarat görevlilerimiz vasıtasıyla 2 bin 419 kişiyi gözaltına aldık" diyen Bakan Çiftçi, "Benzer düşüncelere sahip olan ve benzer eylemler yapabileceğini ihsas eden kişilerle ilgili yürütülen bu operasyonlarda gözaltına alınanlardan 243'ü şu an tutuklanmış durumdadır. Polisimiz ve istihbaratımız görevini yapıyor; siber devriyelerimiz aynen sokaklarda olduğu gibi siber alemde de görevini titizlikle sürdürüyor. Toplumun her kesimine düşen görevler var. Bu görevler herkes tarafından yerine getirildiğinde ve gerekli tedbirler alındığında, inşallah bundan sonra bu tür üzücü hadiseleri yaşamayacağımızı ifade etmek isterim" dedi.

Yorumlar
Editör Hakkında