Türkiye ekonomisinde yüksek enflasyon ve kredi maliyetlerinin işletmeler üzerindeki baskısı sürerken, kamu kaynaklarıyla sağlanan finansman desteklerinin kapsamı genişliyor.

KOBİ'ler başta olmak üzere şirketlerin artan finansman maliyetleriyle karşı karşıya kaldığı süreçte, sübvansiyonlu kredi mekanizmalarının yeniden ağırlık kazandığı görülüyor.

Ekonomideki gelişmelerin bir diğer başlığı ise emeklilere yönelik olası yeni düzenleme. Ankara kulislerinde konuşulan iddiaya göre iktidar, seçim öncesinde tüm emeklileri kapsayacak yüksek oranlı ve tek seferlik bir zam seçeneği üzerinde çalışma yürütüyor.

İddiaya göre söz konusu düzenlemenin, özellikle son yıllarda gelir kaybı yaşayan emeklilerin ekonomik sıkıntılarını hafifletmenin yanı sıra, seçim döneminde seçmen tercihlerine de etki etmesi hedefleniyor.

Ancak şu aşamada söz konusu zam iddiasına ilişkin kesinleşmiş bir karar bulunup bulunmadığı konusunda resmi bir açıklama yapılmış değil.

Şirketlere kamu destekli kredi dönemi genişliyor
Yüksek faiz oranlarının işletmelerin finansmana erişimini zorlaştırması, hükümeti kamu kaynaklı kredi desteklerini artırmaya yöneltiyor.

Yıl ortasında gündeme gelen “nefes kredisi” uygulamalarının ardından desteklerin kapsamının genişletilmesi gündemde.

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da sanayi sektörüne yönelik 250 milyar TL'lik yeni kredi desteği sağlanacağını açıklarken, Orta Vadeli Program kapsamında destek mekanizmalarına ilişkin yeni düzenlemelerin geleceği mesajını verdi.

Bunun yanında Merkez Bankası kaynaklı YTAK kredilerinin kullanım koşullarının gevşetilmesi ve kredi limitinin 750 milyar TL'ye çıkarılması da gündemdeki başlıklardan biri oldu.

Finansman desteğinin yalnızca yeni yatırımlarla sınırlı kalması beklenmiyor. BAĞ-KUR prim borcu bulunan esnafın da belirli koşullarla kredi imkanlarından yararlanabilmesinin önünün açılmasıyla birlikte, borçların finansmanı için 36 aya kadar vadeli ek kredi imkanı da gündeme geldi.

Bu tür uygulamalar daha önce ekonomik kriz ve olağanüstü dönemlerde de kullanılmıştı. Özellikle 2001 ekonomik krizi ve Kovid-19 salgını dönemlerinde kamuya borcu bulunan işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştıran çeşitli düzenlemeler hayata geçirilmişti.

Kamu bankaları da kredi faizlerinde indirim mesajı verdi
Finansman sorununa yönelik bir başka adım ise kamu bankalarından geldi.
Kamu bankalarının genel müdürleri, geçen cuma günü Diyarbakır'da Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile gerçekleştirilen toplantıda iş dünyasının finansman sorunlarını değerlendirdi.

Toplantıda, Merkez Bankası'nın fonlama faizini politika faizi olan yüzde 37 seviyesine çekmesinin kredi maliyetlerinde de aşağı yönlü bir etki oluşturacağı mesajı verildi.
Kamu bankaları yöneticilerinin, kredi faizlerinde indirimlerin başladığını ve önümüzdeki haftalarda faizlerde daha fazla düşüş beklediklerini ifade ettikleri aktarıldı.

Bunun yanı sıra, mevcut kredilerini geri ödemekte zorlanan işletmeler için yeniden yapılandırma imkanlarının da artırılabileceği belirtildi.
Böylece işletmelere yönelik iki yönlü bir destek mekanizmasının devreye girmesi bekleniyor. Bir taraftan yeni kredilerin maliyetlerinin düşürülmesi, diğer taraftan ödeme güçlüğü yaşayan şirketlerin mevcut borçlarının yeniden yapılandırılması hedefleniyor.

Desteklerin bütçe ve enflasyon etkisi tartışılıyor
Kamu kaynaklarıyla sağlanan kredi desteklerinin genişlemesi ise ekonomi çevrelerinde farklı değerlendirmelere neden oluyor.
Desteklerin işletmelerin finansmana erişimini kolaylaştırarak üretim ve yatırımların devamlılığına katkı sağlayabileceği belirtilirken, kamu kaynaklarının geniş ölçekte devreye sokulmasının bütçe üzerindeki yükü ve enflasyonla mücadele açısından oluşturabileceği riskler de tartışılıyor.

Özellikle Merkez Bankası ve kamu bankaları üzerinden sağlanan finansman imkanlarının uzun vadede kamu maliyesine nasıl bir yük getireceği, ekonomi politikalarının önemli başlıklarından biri olarak öne çıkıyor.

Eleştirilerin odağında ise yüksek enflasyonla mücadele sürerken bir yandan da ekonomiye geniş kapsamlı kredi desteği verilmesinin talep koşullarını ve fiyat baskılarını yeniden artırıp artırmayacağı bulunuyor.

Yorumlar
Editör Hakkında