Ev içinde karşılıksız olarak sürdürülen temizlik, bakım ve çocuk yetiştirme gibi faaliyetlerin sosyal güvenlik sistemi içerisinde görünür hale getirilmesini amaçlayan “Ev Emekçileri, Bakım Verenler, Ev İşçileri, Bakım Hakkı ve Kamusal Bakım Hizmetleri Hakkında Kanun Teklifi”, Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı.

TBMM kayıtlarına göre 2/3798 esas numaralı teklif, 7 Ağustos 2026 tarihinde komisyona havale edildi ve halen komisyonda bulunuyor.

Teklifin temel yaklaşımını, ev içerisinde harcanan emeğin yalnızca aile içi bir sorumluluk olarak görülmemesi ve bu emeği veren kişilerin sosyal güvenlik haklarının güçlendirilmesi oluşturuyor.

Kadınların ev ve bakım yüküne dikkat çekildi
SGK Uzmanı İsa Karakaş’ın köşesine taşıdığı düzenlemede, kadınların omuzlarındaki bakım ve ev işlerinin eğitim, çalışma hayatı, sosyal yaşam ve ekonomik bağımsızlık açısından önemli sonuçlar doğurduğu değerlendirmesine yer veriliyor.

Teklifin gerekçesinde TÜİK’in 2025 yılı Zaman Kullanımı Araştırması'na da atıfta bulunuluyor. Buna göre kadınların ev işleri ve bakım faaliyetlerine günlük ortalama 4 saat 3 dakika, erkeklerin ise 58 dakika ayırdığı belirtiliyor.

Bu veriler üzerinden hareketle teklif, bakım yükünün yalnızca bireylerin veya ailelerin sorumluluğu olmaktan çıkarılarak kamu ve toplum tarafından paylaşılmasını hedefliyor.

Evde harcanan emek sigortalılık süresine dahil edilecek
Teklifte yer alan düzenlemeler arasında evde gerçekleştirilen karşılıksız bakım ve temizlik faaliyetlerinin sosyal güvenlik açısından tanınması dikkat çekiyor.

Madde 5'te, evdeki karşılıksız bakım ve temizlik emeğinin sigortalılık süresi kapsamında değerlendirilmesi ve emekliliğe yansıtılması öngörülüyor.

Böylece uzun yıllar boyunca ev işleri ve bakım nedeniyle çalışma hayatının dışında kalan kişilerin sosyal güvenlik sisteminde daha güçlü bir konuma getirilmesi amaçlanıyor.

Ev kadınlarının primlerinin Hazine tarafından karşılanması öneriliyor
Teklifin en dikkat çekici başlıklarından biri ise sosyal güvenlik primlerine ilişkin düzenleme.

Madde 17'de, ev kadınlarının emeklilik ve sağlık sigortası primlerinin Hazine tarafından karşılanması öngörülüyor. Düzenlemeye göre isteyen kişilerin ilave prim ödeyerek gelecekte bağlanacak aylıklarını artırabilmesinin de önü açılıyor.

Bunun yanında geçmiş dönemlerde sigortasız geçirilen yılların emeklilik hesabına dahil edilebilmesi amacıyla borçlanma hakkı getirilmesi de teklifin önemli başlıkları arasında bulunuyor.

Sağlık hizmetlerinden primsiz yararlanma önerisi
Teklifte yalnızca emeklilik değil, sağlık güvencesine ilişkin de kapsamlı düzenlemeler yer alıyor.

Madde 19 kapsamında, ev emekçileri ve ailelerinin genel sağlık sigortasından prim ödemeden yararlanabilmesi öngörülüyor.
Böylece sosyal güvence dışında kalan ev emekçilerinin sağlık hizmetlerine erişiminin güvence altına alınması amaçlanıyor.

Ev işlerinde çalışanlara İş Kanunu güvencesi
Teklifin bir diğer önemli ayağını ise başkalarının evlerinde temizlik, bakım ve benzeri işlerde çalışan kişilere yönelik düzenlemeler oluşturuyor.

Madde 20'de, ev işlerinde çalışanların İş Kanunu kapsamına alınması ve kıdem tazminatı ile izin gibi temel çalışma haklarından yararlanabilmeleri öngörülüyor.
Ayrıca 30 günden uzun süren ev işlerinde yazılı iş sözleşmesi yapılması şartının getirilmesi ve sözleşmesiz çalıştırmanın yasaklanması teklif ediliyor.

Ev işçilerinin maruz kalabileceği mobbing, şiddet ve tacize karşı da özel koruma mekanizmaları oluşturulması hedefleniyor.

İş sağlığı ve güvenliği düzenlemesi
Teklifte ev işçilerinin çalışma sırasında karşılaşabileceği fiziksel ve kimyasal risklere ilişkin hükümler de bulunuyor.

Madde 24'e göre, özellikle yüksekten düşme gibi risklere ve temizlik sırasında kullanılan kimyasallara karşı gerekli koruyucu ekipmanların sağlanması öngörülüyor.
Bu düzenlemeyle ev hizmetlerinin de iş sağlığı ve güvenliği bakımından daha kapsamlı şekilde değerlendirilmesi amaçlanıyor.

Bakım verenlere “mola bakımı” önerisi
Evde hasta, yaşlı veya bakıma muhtaç kişilerin bakımını üstlenenlerin yaşadığı yükün azaltılması da teklifin başlıkları arasında.
Madde 6'da, bakım verenlere ücretsiz psikolojik destek, bakım eğitimi ve hukuki danışmanlık verilmesi öngörülüyor.

Madde 7'de ise bakım veren kişinin dinlenebilmesi amacıyla kamu tarafından geçici bakım, diğer ifadeyle “mola bakımı” hizmeti sunulması ve bu süreçte maaş veya yardımların kesilmemesi teklif ediliyor.
Bunun yanı sıra Madde 8 kapsamında, sürekli bakım veren kişilere yılda en az 30 gün geçici bakım ve dinlenme hakkı tanınması öngörülüyor.

Malullük ve yaşlılık aylığı düzenlemesi
Teklifte çalışma gücünü kaybeden ev emekçilerine yönelik sosyal güvenlik hükümleri de bulunuyor.
Madde 14'te, sakatlanan veya iş göremez hale gelen ev emekçisine yüzde 70 oranında aylık bağlanması, kişinin başkasının bakımına muhtaç olması halinde bu oranın yüzde 80'e çıkarılması öngörülüyor.

Madde 15'te ise kadınlarda 55, erkeklerde 60 yaşından sonra çalışılan her yıl için emeklilik bağlama oranının yüzde 90'a kadar yükseltilmesi teklif ediliyor.

Belediyelere kreş, yaşlı bakım merkezi ve mola evi görevi
Teklif, bakım hizmetlerinin yalnızca merkezi yönetim tarafından değil, yerel yönetimler tarafından da desteklenmesini amaçlıyor.
Madde 33 ve 34'te, büyükşehir ve ilçe belediyelerine kreş, yaşlı bakım merkezi ve “mola evi” açılmasına yönelik yasal görev verilmesi öngörülüyor.

Ayrıca evde bakım yardımlarında yalnızca hane gelirinin değil, bakım yükünün ağırlığının da dikkate alınması ve bakım veren kişinin sosyal güvenlik primlerinin Hazine tarafından karşılanması teklif ediliyor.

Sosyal güvenlikte yeni statü önerisi
Teklifin 35 ve 36'ncı maddelerinde ise 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında düzenlemeler yapılması öngörülüyor.
Buna göre ev emekçilerinin 4/b (Bağ-Kur) kapsamında sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesi, primlerin devlet tarafından karşılanması ve geçmiş dönemler için borçlanma imkanının oluşturulması teklif ediliyor.

Teklif henüz yasalaşmış değil
Söz konusu düzenlemeler şu aşamada kanun teklifi niteliğinde. TBMM'nin resmi kayıtlarında teklifin komisyonda bulunduğu görülüyor. Dolayısıyla teklif maddelerinde yer alan sigorta, emeklilik, sağlık, izin ve diğer sosyal haklar henüz yürürlüğe girmiş haklar değil; yasama sürecinde görüşülmesi ve kabul edilmesi halinde hayata geçirilebilecek düzenlemeler olarak değerlendiriliyor. Teklifin yasalaşması halinde ise evde karşılıksız emek verenlerden profesyonel olarak ev hizmetlerinde çalışanlara, hasta ve yaşlı bakımını üstlenenlerden çocuk bakımını sağlayanlara kadar geniş bir kesimin sosyal güvenlik ve çalışma hayatındaki konumunun yeniden şekillenmesi hedefleniyor.

Yorumlar
Editör Hakkında