SGK Uzmanı Özgür Erdursun, prim gününün yanı sıra primlerin hangi kazanç üzerinden bildirildiğinin de emekli aylığı hesabında belirleyici olduğunu belirterek, eksik günleri tamamlamak isteyen sigortalıları dikkatli olmaya çağırdı.

4.500 gün ve 7.000 gün arasındaki fark ne?
9 Eylül 1999–30 Nisan 2008 arasında ilk kez 4/a kapsamında sigortalı olanlar için iki temel emeklilik seçeneği bulunuyor.

İlk seçenekte kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaş şartıyla 7.000 prim gününün tamamlanması gerekiyor.

İkinci seçenekte ise yine kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaş şartının yanı sıra 25 yıllık sigortalılık süresi ve en az 4.500 prim günü aranıyor.

Bu nedenle 4.500 günü tamamlayarak gerekli diğer şartları yerine getiren bir sigortalının, yalnızca daha yüksek prim gününe ulaşmak amacıyla çalışmaya devam etmesi her durumda daha avantajlı bir sonuç doğurmayabiliyor.

"Fazla prim aylığı artırır" düşüncesine dikkat
Özgür Erdursun'a göre emeklilik hesabında kritik noktalardan biri, primlerin hangi kazanç üzerinden yatırıldığı.

Erdursun, 4.500 gün ile 7.000 gün arasındaki 2.500 günlük ilave çalışmanın emekli aylığını otomatik olarak yükseltmeyeceğini belirtiyor.

Özellikle geçmiş dönemlerde yüksek kazanç üzerinden prim ödeyen bir sigortalının, 4.500 günü tamamladıktan sonra uzun yıllar boyunca düşük kazanç üzerinden çalışması halinde, prime esas kazanç ortalamasının bundan etkilenebileceği ifade ediliyor.

Erdursun'un verdiği varsayımsal örneğe göre, geçmiş hizmetlerinde yüksek kazançlardan primleri ödenmiş ve 4.500 prim gününe ulaşmış bir sigortalının kök emekli aylığı bugünkü değerlerle 40 bin TL olarak hesaplanıyor.

Bu kişinin 7.000 güne ulaşabilmesi için yaklaşık 2.500 gün, yani yaklaşık 83 ay 10 gün daha prim ödemesi gerekiyor.
Eğer söz konusu süre boyunca primler düşük kazanç üzerinden bildirilirse, geçmişteki yüksek kazançların oluşturduğu ortalamanın aşağı çekilebileceği ve bunun sonucunda emekli aylığının da düşebileceği belirtiliyor.

Erdursun'un örnek hesaplamasında, bu durumdaki bir sigortalının kök aylığında yıllık yaklaşık 500 TL civarında azalma oluşabileceği, yaklaşık 6 yıl 11 aylık ilave çalışma sonunda toplam etkinin bugünkü değerlerle 3.500 TL seviyesine ulaşabileceği ifade ediliyor.
Bu varsayımsal hesaplamada 40 bin TL seviyesinde olan aylığın yaklaşık 36.500 TL'ye gerileyebileceği belirtiliyor.

Prim tavandan ödenirse tablo değişiyor
Erdursun'un dikkat çektiği bir diğer nokta ise primlerin yüksek kazanç üzerinden ödenmesi.
2026 yılı için aylık prime esas kazancın alt sınırının 33.030 TL, üst sınırının ise 297.270 TL olduğu belirtilirken, yüksek kazanç üzerinden yapılan prim ödemelerinin emekli aylığı hesabına etkisinin de farklı olabileceği ifade ediliyor.

Erdursun'un örnek hesaplamasına göre, primlerin yüksek kazanç üzerinden ödenmesi halinde çalışılan her ilave ayın kök aylığa etkisi yaklaşık 600-650 TL seviyesine kadar çıkabiliyor.

2.500 günlük ilave çalışmanın yaklaşık 83,3 aya karşılık geldiği hesaplandığında, etkinin aynı bugünkü değerlerle devam ettiği varsayımıyla yaklaşık 50 bin ila 54 bin TL arasında ilave aylık etkisi ortaya çıkabileceği belirtiliyor.

Bu teorik hesaplamada 40 bin TL olarak kabul edilen aylığın 90-94 bin TL bandına kadar çıkabileceği öngörülüyor.
Ancak söz konusu rakamların her sigortalı için geçerli bir emekli maaşı hesabı olmadığı, yalnızca Erdursun'un aktardığı varsayımsal örnek hesaplamalar olduğu önem taşıyor.

İsteğe bağlı sigortada statü değişikliği riski

Emeklilik hesabında dikkat edilmesi gereken bir başka konu ise eksik primlerin isteğe bağlı sigorta yoluyla tamamlanması.

Özellikle 4/a kapsamında 4.500 prim gününü tamamlayan ancak 7.000 güne ulaşmak isteyen kişilerin, kalan günleri isteğe bağlı sigorta ile tamamlarken dikkatli olması gerekiyor.

Erdursun, 1 Ekim 2008 sonrasında ödenen isteğe bağlı sigorta primlerinin 4/b (Bağ-Kur) kapsamında değerlendirildiğine dikkat çekiyor.

Bu durum, yalnızca prim gününü artırmak isteyen sigortalının emeklilik statüsünün değişmesi riskini beraberinde getirebiliyor.

Örneğin 4/a kapsamında 4.500 günü bulunan bir kişinin 7.000 güne ulaşmak için ihtiyaç duyduğu 2.500 günün tamamını isteğe bağlı sigorta üzerinden ödemesi halinde, son dönemdeki hizmet dağılımı nedeniyle 4/b statüsünün ağırlık kazanması gündeme gelebiliyor.

Bu noktada kişinin emeklilik şartları da değişebiliyor.

4/b'de 9.000 gün şartı devreye girebilir

9 Eylül 1999 ile 30 Nisan 2008 arasında ilk kez sigortalı olan 4/b'liler açısından kadınlarda 58, erkeklerde 60 yaşında normal emeklilik için 25 tam yıl, yani 9.000 gün prim şartı bulunuyor.

Dolayısıyla 4/a kapsamında 4.500 günü bulunan bir kişinin, kalan primlerini isteğe bağlı sigorta yoluyla tamamlarken emeklilik statüsünü de dikkate alması gerekiyor.

Erdursun, bu nedenle yalnızca "4.500 günü mü tamamlamalıyım, 7.000 güne mi çıkmalıyım?" sorusunun yeterli olmadığını vurguluyor.

"Hesap yaptırmadan 7.000 güne tamamlamayın"

SGK Uzmanı Özgür Erdursun, emeklilik planlamasında herkes için geçerli tek bir formül bulunmadığını belirterek, özellikle 4.500 günü tamamlayıp yalnızca yaşını bekleyen sigortalıların karar vermeden önce kişisel hesaplama yaptırması gerektiğini ifade ediyor.

Çünkü daha fazla prim ödemek bazı kişilerde aylığı yükseltebilirken, düşük kazanç üzerinden yapılan uzun süreli prim ödemeleri başka bir sigortalının aylık hesabını aşağı çekebilir.

Benzer şekilde isteğe bağlı sigorta ile eksik günleri tamamlama yoluna gidilmesi de emeklilik statüsünü etkileyebilir.

Bu nedenle emeklilik hesabında yalnızca "Kaç gün primim var?" sorusuna değil, "Primlerim hangi statüden ve hangi kazanç üzerinden ödendi, ilave prim ödersem aylığım nasıl değişecek ve emeklilik statüm bundan etkilenir mi?" sorularına da yanıt aranması gerekiyor.

Erdursun'un uyarısı, özellikle 4.500 prim gününü tamamlamış ve emeklilik için yaş şartını bekleyen sigortalılar açısından önem taşıyor: Daha fazla prim ödemeden önce kişiye özel emeklilik hesabı yaptırmak, ileride oluşabilecek hak kayıplarının önüne geçebilir.

Yorumlar
Editör Hakkında