Katar’daki Ras Laffan Endüstri Şehri’ne yönelik füze saldırısı ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan sevkiyat krizi, küresel gübre piyasasında zincirleme bir şok etkisi yarattı.
Saldırı sonrası enerji arzına yönelik endişelerin artmasıyla, Avrupa’nın referans doğalgaz piyasası TTF’te fiyatlar bir gecede yüzde 30’dan fazla yükselerek 72 €/MWh seviyesine çıktı.
Bu artış, azot bazlı gübre üretiminin ana girdisi olan doğalgaz maliyetlerini sert şekilde yukarı çekti.
Krizden en hızlı etkilenen kalemlerden biri ise üre gübresi oldu.
Savaş öncesinde 480 dolar/ton seviyesinde işlem gören Mısır çıkışlı granül üre fiyatları, arz güvenliğine yönelik kaygıların derinleşmesiyle birlikte 720 dolar/ton seviyesine ulaştı.
Yaklaşık 20 gün içinde gerçekleşen yüzde 50’lik artış, küresel tarım piyasalarında alarm zillerinin çalmasına neden oldu.
Uluslararası piyasalardaki bu sert yükseliş Türkiye’ye daha ağır bir maliyet tablosu olarak yansıdı.
Artan navlun giderleri, depolama, paketleme, işçilik maliyetleri ve döviz kurundaki dalgalanmaların etkisiyle üre gübresinin iç piyasadaki fiyatı ton başına 34 bin TL seviyesine dayandı.
Uzmanlara göre gübre fiyatlarındaki bu hızlı yükseliş, sadece tarım sektörünü değil, gıda zincirinin tamamını tehdit ediyor.
Maliyet baskısı altında kalan çiftçinin üretimden çekilme riski artarken, önümüzdeki dönemde gıda enflasyonunda yeni rekorların görülebileceği ifade ediliyor.
Sektör temsilcileri, mevcut tablonun devam etmesi halinde Türkiye’de tarımsal üretimde ciddi daralma yaşanabileceği uyarısında bulunurken, çiftçiler için “zor bir bahar”ın kapıda olduğu belirtiliyor.