Gemide şimdiye kadar 3 kişinin hayatını kaybetmesi ve farklı ülkelerde bazı yolcularda pozitif vakaların tespit edilmesi, Covid-19 dönemini hatırlatan “yeni pandemi” tartışmalarını da beraberinde getirdi.
Ancak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve uzmanlar, mevcut verilerin hantavirüsün küresel bir salgına dönüşeceğine işaret etmediğini vurguluyor.
MV Hondius, 1 Nisan’da Arjantin’in Ushuaia Limanı’ndan hareket etti. Gemide ilk ölüm 11 Nisan’da meydana geldi.
70 yaşındaki Hollandalı yolcunun yaşamını yitirmesinin ardından eşi de semptom göstermeye başladı ve daha sonra Johannesburg’da hayatını kaybetti.
Süreç içinde bir Alman yolcunun daha ölmesiyle virüse bağlı can kaybı 3’e yükseldi.
Gemide bulunan bazı yolcuların Tenerife’ye tahliye edilmesinin ardından Fransa ve ABD’ye dönen iki kişide daha hantavirüs tespit edildi. Bunun üzerine sosyal medyada “yeni pandemi”, “laboratuvar virüsü” ve “küresel deney” iddiaları hızla yayılmaya başladı.
Uzmanlara göre ise mevcut tablo Covid-19 ile kıyaslanabilecek ölçekte değil.
DSÖ, hantavirüsün insanlar arasında kolay yayılan bir virüs olmadığını belirtiyor.
Virüs çoğunlukla kemirgenlerin dışkı, idrar ve salyasıyla temas sonucu bulaşıyor. İnsandan insana bulaş ise oldukça nadir görülüyor.
Gemide tespit edilen varyantın “Andes” türü olduğu belirtilirken, bu varyantın geçmişte sınırlı sayıda insandan insana bulaş vakasına neden olduğu biliniyor. Ancak bilim insanları, bulaşmanın genellikle uzun süreli yakın temasla gerçekleştiğine dikkat çekiyor.
Uzmanlar ayrıca hantavirüsün yeni bir mikroorganizma olmadığının altını çiziyor. İlk kez 1970’lerde izole edilen virüsün özellikle Doğu Asya ve Kuzey Avrupa’da yıllardır görüldüğü ifade ediliyor.
DSÖ verilerine göre dünyada her yıl yaklaşık 10 bin ila 100 bin arasında hantavirüs enfeksiyonu meydana geliyor.
Amerika kıtasındaki Andes varyantı ise daha ağır seyrediyor. Ölüm oranının yüzde 30 ila 50 arasında değişebildiği belirtiliyor. Buna rağmen epidemiyolojik değerlendirmeler, Avrupa’daki risk seviyesini “çok düşük” olarak sınıflandırıyor.
Öte yandan uzmanlar, sosyal medyada yayılan yanlış bilgilere karşı da uyarıda bulunuyor. Özellikle ivermektin, D vitamini ve çinko gibi ürünlerin hantavirüse karşı etkili olduğu yönündeki iddiaların bilimsel bir dayanağı olmadığı vurgulanıyor.
Şu an için hantavirüse karşı spesifik bir tedavi bulunmuyor. Tedavi süreci daha çok solunum desteği, yoğun bakım takibi ve semptomların kontrol altına alınmasına odaklanıyor.
Bilim insanları, mevcut vakaların dikkatle takip edildiğini ancak şu aşamada “küresel halk sağlığı acil durumu” anlamına gelecek bir tablo bulunmadığını belirtiyor.