Sistemin 2024'te hayata geçirilmesi beklenirken takvimin önce 2025'e, ardından 2026'ya ötelenmesi dikkat çekti. Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, yasal düzenleme hazırlığının henüz kamuoyuna sunulmadığını belirterek TES'in 2026'da uygulanmasının da zor göründüğünü savundu.
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'ne ilişkin belirsizlik sürüyor. Orta Vadeli Program (OVP) ve Cumhurbaşkanlığı Programları'nda, Otomatik Katılım Sistemi'nin (OKS) işveren katkısının da dahil olduğu ikinci basamak emeklilik sistemine dönüştürülmesi hedeflenirken, uygulamanın ne zaman başlayacağı konusunda netlik sağlanamadı.
Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, TES için açıklanan takvimin birkaç kez değiştiğine dikkat çekti. Karakaş'a göre 2023 yılında Resmi Gazete'de yer alan planlamalarda OKS'nin işveren katkısıyla TES'e dönüştürülmesi için 2024 sonbaharı işaret edilirken, tarih daha sonra 2025'e, son olarak da 2026 yılına kaydırıldı.
Karakaş, bu durumun artık tek seferlik bir gecikme olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, TES'e ilişkin henüz kamuoyuna sunulmuş bir kanun teklifinin veya taslağın bulunmadığını ifade etti.
"2026'DA YASALAŞMASI ZOR GÖRÜNÜYOR"
Meclis'in tatil döneminde olduğunu hatırlatan Karakaş, TBMM'nin yeniden çalışmaya başlamasının ardından bütçe görüşmelerinin de gündemin önemli bölümünü oluşturacağını belirtti.
Karakaş, yılın kalan bölümünde TES'e ilişkin düzenlemenin hazırlanması, Meclis gündemine taşınması ve yasalaşmasının zaman açısından zor olduğunu savundu.
TES'TE PRİM YÜKÜ TARTIŞMASI
Sistemin uygulanması halinde çalışan ve işveren açısından ortaya çıkacak ilave maliyet de tartışmanın bir diğer başlığını oluşturuyor.
Karakaş, mevcut prim yükünün üzerine işçi ve işveren açısından yüzde 3'lük TES katkısının eklenmesinin, özellikle mevcut ekonomik koşullar altında yeni bir maliyet oluşturacağını belirtti.
Verilen hesaplamaya göre, yüzde 3'lük TES kesintisinin çalışanın ücretinden yapılması halinde net maaşta düşüş yaşanacak. Metinde yer alan hesaplamada 28 bin 75 liralık asgari ücret üzerinden yüzde 3'lük kesintinin ardından çalışanın eline geçecek tutarın 27 bin 84 liraya gerileyeceği öne sürülüyor.
Karakaş ayrıca işveren tarafındaki maliyet artışına da dikkat çekiyor. Ocak 2026 itibarıyla yüzde 38,75 olarak belirtilen SGK ve işsizlik primi yüküne, işçi ve işveren için öngörülen yüzde 3'lük TES katkılarının eklenmesiyle toplam prim yükünün yüzde 44,75'e çıkacağı ifade ediliyor.
İmalat dışındaki sektörlerde uygulanan teşvik oranındaki değişimin de işveren maliyetlerini artırabileceği belirtiliyor.
KIDEM TAZMİNATI TARTIŞMASINA DA DEĞİNDİ
TES tartışmalarında öne çıkan bir diğer başlık ise kıdem tazminatı.
İsa Karakaş, TES'in hayata geçirilmesiyle kıdem tazminatının fona devredileceği yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu. Karakaş, mevcut kıdem tazminatı uygulamasında TES nedeniyle herhangi bir değişiklik olmadığını belirterek çalışanları bu yöndeki iddialara karşı uyardı.
Kıdem tazminatının fona devredilmesi konusunun uzun yıllardır gündeme geldiğini ifade eden Karakaş, bu konuda sosyal taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını dile getirdi.
"YENİ BİR KATMAN EKLEMEK YERİNE ADİL BİR SİSTEM KURULMALI"
Karakaş'a göre emeklilik sistemindeki sorunların çözümü için mevcut yapının üzerine yeni bir katman eklemek yerine daha adil ve sürdürülebilir bir SGK sisteminin oluşturulması gerekiyor.
TES'in hayata geçirilebilmesi için çalışan, işveren ve devlet arasında uzlaşma sağlanmasının önemine dikkat çeken Karakaş, mevcut şartlarda uzlaşma sağlanamaması halinde sistemin 2026'da da uygulamaya geçemeyebileceğini savundu.