34 yıl sonra ortaya çıktı

Araştırma kapsamında Almanya'nın Frankfurt kentindeki Senckenberg Araştırma Enstitüsü ve Doğa Müzesi koleksiyonunda muhafaza edilen örnek yeniden incelendi. Bilim insanları, farklı bir örümcek familyası üzerinde çalışırken müze koleksiyonundaki kavanozlardan birinde Türkiye için daha önce kaydedilmemiş bu tarantula cinsine ait örnekle karşılaştı.

Etiket kayıtlarına göre örnek, 10 Nisan 1992 tarihinde Aydın'ın Bafa Gölü'nün doğu kıyısında, antik Herakleia kenti yakınlarında bir taşın altından toplanmıştı. Yapılan detaylı incelemelerde örneğin Ischnocolus valentinus türüne ait olduğu belirlendi. Böylece Ischnocolus cinsi ilk kez Türkiye faunasına kazandırılmış oldu.

Antik deniz ticareti ihtimali değerlendiriliyor
Araştırmacılar, Türkiye'de uzun yıllardır sürdürülen arazi çalışmalarında bu cinse ait başka bir popülasyona rastlanmamasının dikkat çekici olduğuna işaret etti.

Bu nedenle bilim insanları, örneğin doğal yayılıştan ziyade geçmişte insanlar tarafından bölgeye taşınmış olabileceğini değerlendiriyor. Yaklaşık 2 bin 500 yıl önce önemli bir liman kenti olan Herakleia'nın bulunduğu bölgeye, türün antik deniz ticareti yoluyla ulaşmış olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor.

"Anadolu'nun biyolojik çeşitliliği açısından önemli"

Araştırmada yer alan Yaban Hayatı Koruma ve Araştırma Derneği kurucu üyelerinden Dr. Kadir Boğaç Kunt, Türkiye'de bugüne kadar Theraphosidae familyasının yalnızca Chaetopelma cinsine ait dört türle temsil edildiğini belirterek, bunlardan ikisinin Türkiye'ye endemik olduğunu ifade etti. Kunt, tarantulaların Anadolu'nun biyolojik çeşitliliğinin önemli parçalarından biri olduğunu vurguladı.

Manisalı akademisyen: "Ekosistemin doğal dengesinde önemli rol üstleniyorlar"
Araştırmanın yazarları arasında bulunan Manisa Celal Bayar Üniversitesi Alaşehir Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Dr. Ersen Aydın Yağmur ise tarantulaların ekosistem açısından kritik öneme sahip canlılar olduğuna dikkat çekti.

Yağmur, tarantulaların böcek ve diğer eklembacaklı popülasyonlarını kontrol altında tutarak doğal dengenin korunmasına katkı sağladığını belirterek, uzun ömürlü olmaları ve belirli yaşam alanlarına bağlı yaşamaları sayesinde çevrenin sağlığını gösteren önemli biyolojik göstergeler arasında yer aldıklarını ifade etti.

Uluslararası iş birliğiyle yürütülen çalışma, Türkiye'nin biyolojik çeşitliliğine ilişkin yeni veriler ortaya koyarken, Manisa'dan bir akademisyenin bu önemli bilimsel keşifte yer alması da kent adına dikkat çeken bir gelişme olarak değerlendirildi.

Yorumlar
Editör Hakkında