Mora Yarımadası’ndan 1886 yılında Demirci’ye getirilen ve coğrafi işaretle koruma altına alınan Figan-i Efendi Eriği, adeta şifa dağıtıyor.

Taze nakliyesindeki hassasiyet nedeniyle kurutularak katma değerli ürüne dönüştürülen erikler, ilçe kadınlarının titiz emeğiyle işleniyor.

Üretici Mustafa Kula, üretim sürecine ilişkin yaptığı açıklamada, "Taze olarak gönderimde yolda sorunlar yaşanabiliyordu. Bunu aşmak için kurutma yöntemine geçtik. Bu sene kuruttuğumuz erik miktarı 30 tonu buldu ve kışın 12 ay boyunca pazarlamasını yapıyoruz. Kuruturken kesinlikle kimyasal, bandırma veya ilaçlama yapmıyoruz. Kadınlarımız hijyenik bir şekilde temizleyip çekirdeğini ayıklıyor, ardından sergilerde doğal ortamda kurutuyoruz.

Ürünlerimiz analiz raporlu olduğu için yurt dışı satışımız oldukça kolaylaşıyor. Yoğun talep üzerine mürdüm eriği kurutmasına da başladık" dedi.

Ürünün potansiyeli hakkında bilgi veren Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt ise bölgedeki tarımsal vizyona dikkat çekti.

Şenyurt, "Figan Efendi eriğimizin hikayesi 1886'da başladı. Aroması ve şifa kaynağı olması dolayısıyla tescilledik. İlçemizde 413 dekar arazide 12 bin ağaçla yılda 185 ton rekoltemiz var. Yoğun zirai ilaç kullanılmayan bakir topraklarımızda doğal gübreyle üretim yapıyoruz. Çiftçilerimiz artık kapama bahçe usulüne geçiyor.

İlçe Müdürlüğü ve Bakanlık olarak üreticilerimize her türlü teknik desteği sağlamaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Uluslararası analiz raporlarıyla güven tazeleyen ve dünya sofralarında çerezlik olarak yer bulan Demirci'nin bu eşsiz aroması, hem üreticisinin yüzünü güldürüyor hem de Manisa'nın adını global pazarlarda gururla duyuruyor.

Yorumlar
Editör Hakkında