Küresel ısınmanın yarattığı iklimsel tehditler, kıyı şehirleri için geri sayımı başlattı.

Swiftest şirketinin kurucu ortağı Matthew H. Nash tarafından gerçekleştirilen kapsamlı çalışma, önümüzdeki yüzyılda deniz seviyelerinin tırmanışıyla birlikte onlarca dünya kentinin yaşanmaz hale geleceğini gözler önüne serdi.

Liman ve kıyı kentlerinin risk derecelerine göre sıralandığı raporda, bazı şehirlerin erken önlem aldığı, ancak dünya genelindeki metropollerin büyük kısmının batma önleme planlarında yetersiz kaldığının altı çizildi.

Milyonlarca nüfusa ev sahipliği yapan Türkiye’nin en büyük iki kıyı kenti, araştırma raporunun en dikkat çekici noktalarını oluşturdu.

Küresel tehdit sıralamasında İzmir 6'ncı, İstanbul ise 5'inci sırada yer alarak en yüksek risk altındaki metropoller ligine adını yazdırdı.

İki dev şehrin bu denli üst sıralarda yer alması, acil ve kapsamlı kıyı koruma stratejilerinin hayata geçirilmesi gerektiğinin en net kanıtı olarak değerlendiriliyor.

Nash’in yayımladığı raporda;
Tokyo, Mumbai, New York City, Londra, Osaka ve Bangkok gibi dünyanın finans ve nüfus merkezleri de tehlike çemberinde yer alıyor.

Önümüzdeki 100 yıl içinde sular altında kalma riski taşıyan 37 kentin tam listesi ise şu şekilde sıralandı:
Tokyo (Japonya),
Mumbai (Hindistan),
New York City (ABD),

Osaka (Japonya),
İstanbul (Türkiye),
İzmir (Türkiye),

Kolkata (Hindistan),
Bangkok (Tayland),
Cakarta (Endonezya),

Londra (İngiltere),
Dakka (Bangladeş),

Ho Chi Minh Kenti (Vietnam),
San Francisco (ABD),
Miami (ABD),

İskenderiye (Mısır),
Sydney (Avustralya),

Boston (ABD),
Lizbon (Portekiz),

Dubai (BAE),
Vancouver (Kanada),

Abu Dabi (BAE),
Kopenhag (Danimarka),

New Orleans (ABD),
Dublin (İrlanda),

Honolulu (ABD),
Amsterdam (Hollanda),

Key West (ABD) ve Cockburn Town (Turks ve Caicos Adaları).

Punta Cana (Dominik Cumhuriyeti),

Cancun (Meksika),
Venedik (İtalya),

Charleston (ABD),

Male (Maldivler),

Savannah (ABD),

Macau (Çin),

Long Beach (ABD),

Nassau (Bahamalar),

Uzmanlar, yayımlanan bu tablonun bir kıyamet senaryosu değil, acil eylem planı çağrısı olduğunu vurgulayarak yerel ve küresel ölçekte karbon salınımlarının azaltılması ve kıyı şeritlerinin korunması için vakit kaybedilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Raporun ardından Manisalılar, İzmir sonrası Manisa'nın tehlikede olup olmayacağını merak ediyor. Uzmanların ise bu konuda bir açıklaması bulunmuyor.

Yorumlar
Editör Hakkında