İşçi ve işveren kesiminin uzun süredir yakından takip ettiği, maaşlardan ek kesinti yapılmasını öngören Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin (TES) yeni programda yer almadığı görüldü.
Düzenlemenin OVP’den tamamen çıkarılması, çalışma hayatındaki taraflar rahat bir nefes aldırdı.
Konuyu köşesine taşıyan Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, mevcut ekonomik koşullarda TES’in uygulanmasının baştan beri mümkün olmadığını belirtti.
Sosyal güvenlik alanındaki 23 yıllık tecrübesine dikkat çeken Karakaş, saha gerçekleri dikkate alınmadan kâğıt üzerinde yapılan planların tıkanmaya mahkûm olduğunu ifade etti.
Sürekli Ertelenen Takvim Tıkandı
TES’in geçmiş OVP’lerde sürekli ertelendiğini hatırlatan Karakaş, 2023 yılında 2024 sonbaharı olarak açıklanan hedefin sırasıyla 2025 ve 2026 yıllarına kaydırıldığını vurguladı.
Süreç boyunca herhangi bir kanun taslağının hazırlanmadığını ve mevzuat altyapısının oluşturulamadığını belirten Karakaş, takvimin sıkışmasıyla birlikte başlığın programdan tamamen silindiğini aktardı.
Çalışan ve İşveren Üzerindeki Yük Dikkate Alındı
Karakaş, ekonomik göstergeler ve maliyetler açısından kararın gerekçelerini şu verilerle paylaştı:
Çalışan Boyutu: Asgari ücretin 28.075 TL, açlık sınırının ise 37.388 TL olduğu mevcut tabloda, yüzde 3’lük TES kesintisinin asgari ücretlinin gelirini 27.084 TL’ye düşüreceği ve dar gelirli üzerindeki yükü artıracağı kaydedildi.
İşveren Boyutu: Ocak 2026 itibarıyla yüzde 38,75 seviyesinde bulunan SGK ve işsizlik prim yükünün TES ile birlikte yüzde 44,75’e yükseleceği, imalat dışı sektörlerdeki prim indiriminin düşürülmesiyle birlikte KOBİ’ler ve esnaf için maliyetlerin taşınamaz hale geleceği belirtildi. Prim yükündeki artışın kayıt dışı istihdamı tetikleme riski barındırdığına dikkat çekildi.
Cumhurbaşkanlığı düzeyinde sosyal tarafların rızası ve uzlaşısının ön planda tutulduğunu belirten Karakaş, hem çalışan hem de işveren tarafının haklı çekinceleri doğrultusunda sistemin emrivaki yapılmayarak rafa kaldırıldığını ifade etti.