Facianın kaza değil cinayet olduğunu, konunun üzerinin örtülmesine izin vermeyeceklerini vurgulayan Sunat, yetkililere 5 kritik soru yöneltti.

Soma’da yaşanan maden göçüğünde kaybedilen 5 canın acısı tüm Türkiye'yi sararken, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Manisa İl Başkanı Gözde Aytaç, Soma İlçe Başkanı Turan Keleş ve beraberindeki heyetle birlikte hızlı bir şekilde Soma’ya intikal etti. Facianın ilk anından itibaren sahada olan heyet, hem yaralıları hastanede ziyaret etti hem de taziye evlerinde gözyaşı döken ailelerin acısına ortak oldu.

Soma’daki temaslarına Soma Devlet Hastanesi ile başlayan Milletvekili Sunat, Başhekim Gökhan Kıvanç Yaşar’ı makamında ziyaret ederek yaralı işçilerin sağlık durumları hakkında detaylı bilgi aldı.

Ardından hastane servisinde tedavi gören yaralı madenci İbrahim Çimen ve ailesiyle görüşerek geçmiş olsun dileklerini iletti.

Hastane programının ardından taziye maratonuna başlayan Sunat ve beraberindeki heyet; göçükte hayatını kaybeden İsa Olcay’ın Soma’daki taziye evini ziyaret etti.

Daha sonra cenazeleri Kırkağaç’a nakledilen Kerim Ören ve Ömer Karakaya’nın cenaze törenlerine katılarak ailelerin son yolculuktaki acı yükünü paylaştı.

Defin işlemlerinin ardından Kırkağaç’taki taziye evlerinde de aileleri yalnız bırakmayan Sunat, geride kalanların haklarını savunmanın bir namus borcu olduğunu ifade etti.

Ziyaretlerin ardından sert ve kararlı açıklamalarda bulunan Şenol Sunat, Halit Ersay, Kerim Ören, Ömer Karakaya, İsa Olcay ve Ramazan İnce’yi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını belirtti.

Madenci ölümlerinin sıradanlaştırılmasına asla izin vermeyeceklerinin altını çizen Sunat, "301 madencimizin acısını hâlâ yüreğinde taşıyan Soma, şimdi beş canına daha ağlıyor. Bu acıya alışmayacağız" dedi.

Üretim hedefi ve kâr beklentisinin asla insan hayatından önde olamayacağını vurgulayan İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Sunat, olayın aydınlatılması adına sorumluluk makamındakilere şu 5 hayati soruyu yöneltti:
Bu maden en son ne zaman denetlendi?

Denetimlerde hangi eksiklikler tespit edildi ve bunların giderildiği nasıl doğrulandı?

Göçük riskine karşı alınan önlemler yeterli miydi?

İşçilerden veya teknik personelden gelen uyarılar var mıydı?
Varsa bu uyarılar üzerine ne yapıldı?

Sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını yineleyen Sunat, "İşçinin canını korumak, işverenin de denetimle görevli kamu makamlarının da yasal sorumluluğudur. İhmal veya kusuru bulunan herkes hesap vermelidir. Madencinin hakkı, vardiyasının sonunda evine sağ salim dönmektir" diyerek açıklamasını tamamladı.

Yorumlar
Editör Hakkında