Birçok insanın kronik uykusuzluk çekmesine karşın bu konuda hekime başvurmadığını, çok küçük bir hasta grubunun ise gereksiz ilaç kullandığını ifade eden Prof. Dr. Metin, uyku ilaçlarının yalnızca hekim önerisiyle ve kısa süreli kullanılmasının şart olduğunu kaydetti.

Uykunun beyin ve vücut için taşıdığı kritik öneme değinen Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Barış Metin, şunları söyledi:
“Uyku aynı zamanda beynin temizlik ve restorasyon modudur. Gündüz uyanıkken beyinde biriken beta-amiloid gibi toksik proteinler gece uyurken lenfatik sistem aracılığıyla temizlenir. Hafızanın konsolidasyonu için öğrenilen bilgilerin kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe uyku sırasında aktarılır; vücudun dokularının yenilenmesi, kas gelişimi ve bağışıklık sisteminin güçlenmesi yine uykuda gerçekleşir.”

Akut stres, yas, travma, jet-lag veya uykuyu zorlaştıran tıbbi durumlar gibi 2 ila 4 haftalık geçiş dönemlerinde uyku ilaçlarının kullanılabileceğini belirten Prof. Dr. Metin, psikiyatrik nedenlerle uyku problemi yaşayan hastalarda uyku verici antidepresanların tercih edilebileceğini aktardı. Uyku apnesi gibi solunumu etkileyen hastalıkların varlığında ise son derece dikkatli olunması gerektiğini belirtti.

Pek çok uyku ilacının psikolojik ve fiziksel bağımlılık yapma potansiyeline sahip olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Metin, şu uyarılarda bulundu:
“Tolerans geliştiğinde, ilacın aynı etkiyi yapması için dozun artırılması gerekir. Uzun süreli kullanımı gündüz sersemliği, bilişsel gerileme, denge bozuklukları ve yaşlılarda düşme riskini artırarak kişinin güvenliğini tehlikeye atar.

Kronik uykusuzlukta ilk seçenek ilaçlar değil, öncelikle altta yatan nedenin tedavi edilmesidir. Örneğin huzursuz bacaklar sendromu sıklıkla kronik uykusuzluk nedenidir ve tedavisinde uyku ilaçları kullanılmaz. Doktor gözetimi olmadan kullanılan uyku ilaçları, beynin doğal uyku mimarisini, REM ve derin uyku dengesini bozabilir.”

Uyku ilaçlarının epilepsi ve parasomniler gibi durumlarda da tedavinin bir parçası olabildiğini kaydeden Prof. Dr. Metin, uykuya yardımcı doğal yöntemler hakkında da bilgi verdi.

Melatoninin vücudun biyolojik saatini düzenlediğini, uykudan 1-2 saat önce düşük dozda kullanımının etkili olduğunu belirten Metin; kediotu (valerian), pasiflora ve papatya çayının hafif sakinleştirici etkileri bulunduğunu, magnezyumun ise kas gevşemesi ve sinir sistemi regülasyonu için akşam saatlerinde faydalı olabileceğini ekledi. Ancak şiddetli uykusuzlukta mutlaka hekim tavsiyesi alınması gerektiğinin altını çizdi.

Sirkadiyen tutarlılığı sağlamak için hafta sonu dahil her gün aynı saatte uyanılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Metin; dijital detoks kapsamında yatmadan en az 1 saat önce telefon ve tablet gibi mavi ışık kaynaklarının kapatılmasını, tamamen karanlık ve yaklaşık 18-20°C hafif serin bir odada uyulmasını önererek sözlerini tamamladı.

Yorumlar
Editör Hakkında