Türkiye'yi sarsan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran sanatçı "Güllü" davasında adalet yerini buldu. Yalova'nın Çınarcık ilçesinde 26 Eylül 2025 tarihinde evinin 6'ncı katından düşerek yaşamını yitiren 52 yaşındaki Gül Tut’un ölümüne ilişkin yürütülen yargılamada 2'nci duruşma bugün Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü.
Heyet, sanık sandalyesindeki kızı ağır bir cezaya mahkûm etti. Duruşmada gözyaşları içinde son savunmasını yapan tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter, hakkındaki suçlamaları kesinlikle kabul etmediğini belirtti. Olayın bir kazadan ibaret olduğunu savunan Gülter, "Annemin düşme anını görmedim, görsem müdahale ederdim. Sosyal medyada ve televizyon programlarında anne katili olarak yaftalandım. Çok ağır bir iftiraya maruz kaldım, ilahi adalete güveniyorum" diyerek beraatini talep etti.
Sanık avukatları Merve Uçanok ve diğer savunma ekibi de dosyada somut delil olmadığını, zeminin kaygan olduğunu, evdeki ses kayıtlarının merhume Güllü'ye ait olduğunu ve tanık konumundaki Sultan Nur Ulu'nun çelişkili ifadeler verdiğini öne sürerek karara itiraz edeceklerini belirtti.
Avukat Uçanok, dosyayı üst mahkemelere taşıyacaklarını ve müvekkilinin masumiyetini ispatlayana kadar pes etmeyeceklerini vurguladı. Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını yinelemesinin ardından kararını açıklayan Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, Tuğyan Ülkem Gülter'i 'Kadına karşı kasten öldürme' ve 'Üst soya karşı kasten öldürme' suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.
Kararın ardından taraflardan açıklamalar geldi. Müşteki avukatları mahkemenin yerinde bir karar vererek en üst seviyeden cezayı hükmettiğini belirtirken, olayda adı geçen Sultan Nur Ulu hakkındaki yasal süreçlerin de takipçisi olacaklarını ifade ettiler. Duruşma salonunda büyük bir üzüntü yaşanırken, davanın istinaf ve Yargıtay aşamalarından geçerek üst mahkemelerde incelenmeye devam edeceği bildirildi.




