Manisa’nın Sarıgöl ilçesine bağlı Bağlıca köyünde çiftçi bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Kadriye Cengiz'in resimle tanışması çocukluk yıllarına uzanıyor. Bağlıca Halil Duran İlköğretim Okulu’nda eğitim gördüğü yıllarda okulunda resim öğretmeni dahi bulunmamasına rağmen resme olan ilgisini sürdüren Kadriye Cengiz, katıldığı yarışmalarda dereceler elde etti.

Ardından Uşak Orhan Dengiz Anadolu Lisesi’nde eğitimine devam eden Kadriye Cengiz, lise yıllarında da resimle bağını tamamen koparmadı. Yatılı olarak eğitim gördüğü dönemde güzel sanatlar lisesinde okuyan arkadaşlarına resim teknikleri konusunda yardımcı oluyor, onların çalışmalarına destek veriyordu. Kendisinin profesyonel bir sanat eğitimi almamasına rağmen resim konusundaki yeteneği ve ilgisi, çevresindekilerin de dikkatini çekiyordu.
Ancak ailesinin kendisinden iyi bir eğitim alarak üniversiteyi bitirmesini ve memur olmasını istemesi nedeniyle Kadriye, eğitim hayatına ağırlık verdi. Resim tutkusu ise bir süreliğine geri planda kaldı.

Üniversite eğitimi için Pamukkale Üniversitesi İktisat Bölümü’nü kazanan Kadriye, burada lisans eğitimini tamamladı. Üniversite yıllarında yurtta kalan Kadriye Cengiz, güzel sanatlar lisesinde eğitim gören arkadaşlarına resim konusunda yardımcı olmaya devam ederken kendi içindeki çizim yapma isteğini de hiçbir zaman tamamen kaybetmedi.
Lisans eğitiminin ardından yine Pamukkale Üniversitesi’nde iktisat alanında yüksek lisans yapan Kadriye, yüksek lisans yaptığı 28 yaşında hayatının önemli dönüm noktalarından birini yaşadı.
28 YAŞINDA ÜÇ KALEMLE YENİDEN BAŞLADI
Kadriye Cengiz'in hayatındaki dönüm noktalarından biri, yüksek lisans yaptığı 28 yaşında yaşandı. Eline aldığı üç basit resim kalemiyle yeniden çizim yapmaya başlayan Kadriye Cengiz, ortaya çıkardığı ilk çalışmayı görünce kendi yeteneğini yeniden keşfetti.
İlk çalışmasının beklediğinden çok daha iyi olması üzerine resme daha ciddi şekilde sarılan Kadriye Cengiz, harçlığının tamamıyla ilk profesyonel resim setini aldı. Öğrenci evinin zemininde günde 8-10 saat çalışarak kendisini geliştirmeye başladı.
Yüksek lisans döneminde Erasmus programıyla Avrupa’ya giden Kadriye Cengiz'in, burada sokaklarda portre çizerek hem sanatını geliştirdi hem de geçimini sağladı.
AMCASININ ESKİ DEPOSUNU ATÖLYEYE ÇEVİRDİ
Türkiye’ye döndükten sonra yeniden Bağlıca köyüne gelen Kadriye Cengiz, toplu taşımanın günde yalnızca birkaç kez geçtiği köyde bir süre işsizlikle mücadele etti. Ancak resim yapmaktan vazgeçmedi.
Amcasına ait eski depoyu atölyeye dönüştüren Kadriye Cengiz, çalışmalarını burada sürdürdü. Bir yandan yaptığı eserleri internet üzerinden satmaya başlayan genç ressam, geçimini sağlamak için ihracat firmalarında ve heykel atölyelerinde çalıştı.
Daha sonra Denizli’de kurumsal bir işe giren Kadriye Cengiz, gündüzleri işinde çalışırken akşamları özel ders verdi ve sosyal medya için resim içerikleri üretmeye devam etti.
Yaklaşık bir yılın ardından ise hayatının en önemli kararlarından birini aldı. Kurumsal işinden istifa eden Kadriye, kendisini tamamen resme ve sanat çalışmalarına adadı.

MANİSA’DA ATATÜRK ESERİ YAPTI
Kadriye Cengiz'in sanat yolculuğundaki dikkat çeken çalışmalardan biri de 29 Ekim 2025 tarihinde Manisa’da gerçekleştirdiği duvar resmi çalışması oldu.
Manisa Büyükşehir Belediyesi ile yapılan iş birliği kapsamında Atatürk Kent Parkı’nda Atatürk’ü konu alan bir duvar resmi çalışması yapan Kadriye Cengiz, eserini burada tamamladı. Çalışma halen Atatürk Kent Parkı’nda yer alırken, aynı zamanda bir reklam filminde de kullanıldı.
Kadriye Cengiz, söz konusu reklam filminde Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu ile birlikte kamera karşısına geçti.

Sarıgöl’ün Bağlıca köyünde başlayan resim tutkusu, yıllar sonra Manisa’nın merkezindeki Atatürk Kent Parkı’na kadar uzanan bir başarı hikâyesine dönüştü.
Bağlıca köyünde üç kalemle yeniden başlayan hikâye, bugün sosyal medyaya, sanat atölyelerine, marka iş birliklerine ve uluslararası projelere uzanırken, Kadriye Cengiz'in hayatı da "hayallerin yaşının olmadığı'nı" gösteren örneklerden biri oldu.
“KEŞFEDİLMEK DEĞİL, KENDİNİ KEŞFETMEK”
33 yıllık hayatında kendisine yaptığı yatırımın en önemli kazanımı olduğunu belirten Kadriye, sanat yolculuğunu “keşfedilmekten” ziyade “kendi kendini keşfetmek” olarak tanımladı. Başkasının bir yeteneği fark etmesinden çok, kişinin kendi potansiyelini fark ederek bunun üzerine çalışmasının önemli olduğunu belirten Kadriye Cengiz, şöyle konuştu:
“Ben keşfedilmek kelimesini doğru bulmuyorum. Kendi kendini keşfetmek daha doğru bir terim olabilir. Çünkü birisi sendeki yeteneği fark etse bile bunun üzerine koyarak, çalışarak kendini geliştirecek, kendi potansiyelinin farkında olabilecek olan tek kişi insanın kendisi bence.”

HEDEFİ ULUSLARARASI PROJELER
Bugün özel ders kontenjanları dolan ve siparişlere yetişmekte zorlanan Kadriye, sosyal medya üzerinden resim çalışmalarını geniş kitlelerle buluşturuyor. Farklı markalarla iş birlikleri yapan Kadriye Cengiz, son dönemde dövme sanatını da öğrenmeye başladı.
Türkiye’yi uluslararası platformlarda temsil edecek yeni projeler üzerinde çalışan Kadriye Cengiz'in, Bağlıca Mahallesi’nde üç kalemle yeniden başlayan sanat yolculuğu, bugün sosyal medya, sanat atölyeleri, marka iş birlikleri ve uluslararası projelerle devam ediyor.





