Dr. Ferhat Çetin uyarılarında şu ifadelere yer verdi: "Unutulmamalı ki, bu ilaçlar insülin direnci, kalp-damar hastalıkları, karaciğer yağlanması, diyabet gibi pek çok metabolik bozukluk ve hastalığın altında yatan hormonal bozuklukları düzelten bir tıbbi tedavi ajanıdır. Nasıl ki antibiyotiği, kemoterapiyi ya da apandisit cerrahisini profesyonel ellere emanet ediyoruz, bu tedaviyi de mutlaka uzman kontrolünde kullanmak elzemdir. İnternetten edinilen bilgiler doğrultusunda tedaviye başlamak, doz değiştirmek veya ilacı kontrolsüz şekilde temin etmek sağlık açısından ciddi risk oluşturur."

Uzmanlar, zayıflama iğnelerinin rastgele kullanımının yol açabileceği ağır sağlık sorunlarına dikkat çekiyor. Daha önce pankreatit geçirenler, safra taşı veya safra yolu hastalığı bulunanlar, medüller tiroit kanseri açısından risk taşıyanlar ve ileri düzey mide-bağırsak sistemi hastalığı olan kişilerde bu ilaçların kullanımı ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Ayrıca kontrol altında olmayan kalp-damar hastalıkları, çok yüksek trigliserid düzeyleri, kronik alkol kullanımı ve ailede pankreas veya safra hastalığı öyküsü bulunan kişilerin mutlaka ayrıntılı değerlendirilmesi gerekiyor. Tedavi kararı yalnızca kiloya göre değil, kişinin tüm sağlık geçmişi dikkate alınarak veriliyor.

Ömer Çelik’ten Fon Soruşturması Açıklaması!
Ömer Çelik’ten Fon Soruşturması Açıklaması!
İçeriği Görüntüle

Obezite tedavisinde doğru ilaç kadar doğru değerlendirmenin de hayati önem taşıdığını belirten Dr. Ferhat Çetin, tedavi öncesinde açlık kan şekeri, HbA1c, insülin direnci, kolesterol ve trigliserid düzeyleri ile karaciğer, böbrek ve tiroit fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Gerektiğinde safra kesesi ve pankreasın ultrasonografiyle incelenmesi, gizli kalmış sağlık sorunlarının ortaya çıkarılmasını sağlarken; yapılmayan her tetkik gözden kaçabilecek bir riski de beraberinde getiriyor.

İlaç kullanımında yapılan en büyük yanlışa dikkat çeken Dr. Çetin, "Biraz daha fazla kullanırsam daha hızlı kilo veririm düşüncesi en tehlikeli hatalardan biridir. Bu ilaçlarda doz artışı belirli bir plan doğrultusunda ve yalnızca hekim kontrolünde yapılmalıdır. Gereğinden hızlı doz artırılması bulantı, kusma, şiddetli mide-bağırsak yakınmaları, sıvı kaybı ve tedavinin bırakılmasına neden olabilecek yan etkilere yol açabilir. Aynı şekilde ilacı düzensiz kullanmak veya enjeksiyon günlerini değiştirmek de tedavinin etkinliğini azaltabilir" diyor.

Tedavi sırasında gelişen her yakınmanın 'normal yan etki' olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altı çiziliyor. Özellikle şiddetli ve geçmeyen karın ağrısı, sürekli kusma, sarılık, koyu renk idrar veya yüksek ateş gibi belirtiler pankreas ya da safra yollarıyla ilgili ciddi bir sorunun habercisi olabiliyor. Bu belirtiler ortaya çıktığında ilacı kendi kendine kullanmaya devam etmek yerine zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşıyor.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferhat Çetin, zayıflama iğnesi kullanımında en sık yapılan hatalardan birinin de tedavi sonrası eski alışkanlıklara dönmek olduğunu vurguluyor. Dr. Çetin, "Tedavinin bitmesi sürecin tamamlandığı anlamına gelmez. Amaç yalnızca kilo vermek değil, verilen kiloyu koruyacak sağlıklı yaşam alışkanlıklarını kazanmaktır.

Beslenme ve hareket düzeni değişmezse, ilacın iştah azaltıcı etkisi ortadan kalktığında kilolar yeniden alınabilir" diyerek uyarıyor. Tedavi sonrası özellikle ilk 3-6 ayda kilo, bel çevresi ve metabolik değerlerin düzenli takibi büyük önem taşıyor.

Kaynak: Haber Merkezi