Manisa Dostlar Meclisi Başkanı Cihan Canuyar, son yıllarda siyasette sıkça gündeme gelen parti değişiklikleri ve siyasi transferler üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Siyasetçinin öncelikle belirli bir fikir, çizgi ve siyasi duruşa sahip olması gerektiğini ifade eden Canuyar, özellikle seçilmiş makamlarda bulunan siyasetçilerin siyasi tercihlerini değiştirmesinin seçmen açısından ciddi bir güven sorunu oluşturduğunu dile getirdi.
Siyaset yapmanın belirli bir olgunluk ve tecrübe gerektirdiğini belirten Canuyar, milletvekili ve belediye başkanı gibi seçilmiş makamlara gelen kişilerin siyasi çizgilerini değiştirmesini eleştirdi.
Canuyar, “Siyaset yapıyorsanız belli bir olgunluğa ve tecrübeye ulaşmış olmalısınız. Hele vekil ya da belediye başkanı gibi bir konumdaysanız, o saatten sonra ‘Ben bugüne dek yanlış bir kulvardaymışım, hatamı anladım, başka bir siyasi fikre geçiyorum’ demek içten, doğru ve ahlaki değildir” ifadelerini kullandı.
“Seçmenin oyunu başka bir partiye taşımak etik değil”
Siyasi partilerin aldığı oyların yalnızca siyasetçiye değil, aynı zamanda belirli bir siyasi anlayışa ve parti programına verilen destek olduğunu vurgulayan Canuyar, seçildikten sonra başka bir partiye geçilmesini de eleştirdi.
Canuyar, bir siyasi partinin oylarıyla seçilen kişinin daha sonra kendisine oy veren seçmenlerin tercih etmeyeceği başka bir siyasi partiye geçmesinin etik açıdan doğru olmadığını savundu.
Geçmişte siyasette siyasi çizgi ve parti aidiyetinin daha belirgin olduğunu ifade eden Canuyar, günümüzde ise siyasi transferlerin sıradanlaşmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
“Eski siyasilerde duruş vardı”
Siyasette geçmiş dönemlerdeki anlayışı da değerlendiren Canuyar, siyasi duruşu ve fikirlerinin arkasında sonuna kadar duran siyasetçileri özlediğini belirtti.
Canuyar, “Bazen şahsen eski insanları çok özlerim. Duruşu, çizgisi olan, savundukları fikirlerin son nefeslerine kadar arkasında duran insanları” dedi.
Geçmişte siyasetçilerin başka partilerden gelen tekliflere daha mesafeli yaklaştığını ifade eden Canuyar, milletvekillerinin farklı illerden aday gösterilmesi konusunda da günümüz ile geçmiş arasında fark bulunduğunu savundu.
Canuyar, geçmişte bir milletvekiline bir sonraki dönemde başka bir ilden aday gösterilmesinin teklif edilmesinin dahi kabul görmediğini, günümüzde ise milletvekili olabilmek adına siyasetçilerin daha önce hiç görmedikleri illerden aday olmayı kabul edebildiğini söyledi.
“Siyasetçiye ve siyaset kurumuna güven azaldı”
Siyasi parti değişikliklerinin artmasının toplumdaki güven duygusunu da zedelediğini belirten Canuyar, siyasetçinin öncelikle kendisine oy veren seçmene güven vermesi gerektiğini ifade etti.
Canuyar, son yıllarda yaşanan parti değişiklikleri nedeniyle vatandaşların hem siyaset kurumuna hem de siyasetçilere yönelik güveninin ciddi şekilde sorgulanır hale geldiğini savundu.
“Partiler çifte standarttan vazgeçmeli”
Canuyar’ın dikkat çektiği bir diğer konu ise siyasi partilerin başka partilerden siyasetçi transferlerine yaklaşımı oldu.
Bir siyasetçinin başka bir partiden kendi partisine katıldığında bunun başarı olarak sunulmasını, ancak aynı siyasetçinin kendi partisinden başka bir partiye geçtiğinde “hain” olarak nitelendirilmesini eleştiren Canuyar, bu yaklaşımın doğru olmadığını belirtti.
Canuyar, “Siyaset kurumundaki ahlaki erozyona tüm partiler çanak tutuyorlar. Bir siyasetçi başka bir partiden kendi partilerine katıldığı vakit çok iyi bir şey yapmış oluyor ama kendi partilerinden başka bir partiye geçerse hain oluyor. Bu bakış açısı da yanlıştır” ifadelerini kullandı.
“Siyasi transferlere kapılar kapatılmalı”
Siyasetteki ahlaki erozyonun önüne geçilmek isteniyorsa siyasi partilerin öncelikle kendi tutumlarını değiştirmesi gerektiğini savunan Canuyar, siyasi partilerin diğer partilerden siyasetçi transferlerine kapılarını kapatması gerektiğini söyledi.
Siyasetin temel amacının kamuya hizmet etmek olduğunu vurgulayan Canuyar, şahsi menfaat ve çıkarların siyasi kararların önüne geçmemesi gerektiğini belirtti.
Canuyar, “Siyaset kurumu hizmet kurumudur. Şahsi menfaat ve çıkar gözetenlerin, koltuklarını kaybetmek istemeyip tekrar o koltukta oturmak amacı ile manevra yapanların yeri asla olmamalıdır” dedi.
Açıklamasının sonunda siyasette yaşanan değişimlerin toplumsal değerlerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Canuyar, milli ve manevi değerlerin zayıflamasının siyasi hayatta da benzer bir erozyona yol açtığını savundu.
Canuyar, toplumun milli ve manevi değerlerini kaybetmeye devam etmesi halinde, siyasette kişisel çıkar ve makam odaklı hareket eden kişilerin sayısının da artacağını ifade etti.




