Manisa'nın önemli üzüm üretim merkezlerinden Sarıgöl'de 2026 üzüm sezonu başladı. Ancak sezonun ilk günlerinde üreticinin karşı karşıya kaldığı maliyetler ve piyasadaki fiyat seviyesi, üzüm üreticilerini endişelendirdi.
Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, Manisa Aktif Haber'e yaptığı özel röportajda ilçenin tarımsal üretim potansiyelinden başlayarak üzüm üreticisinin yaşadığı sorunları değerlendirdi.
“Sarıgöl, az toprakla büyük bir ekonomik mücadele veriyor”
Sarıgöl'ün ekonomisinin önemli ölçüde üzüm üretimine dayandığını belirten Ülgen, ilçede üreticilerin sahip oldukları sınırlı tarım arazileriyle ailelerinin geçimini sağlamaya, çocuklarını okutmaya ve geleceğini kurmaya çalıştığını ifade etti.
Sultaniye üzümünün Sarıgöl açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Ülgen, ilçede yetiştirilen ürünün kalite ve dayanıklılık açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Ülgen, Sarıgöl'de üzüm üretiminin ciddi bir emek ve maliyet gerektirdiğini belirterek, üreticinin ürününü yağmur, toz, toprak ve diğer dış etkenlerden korumak amacıyla örtü sistemleri kullandığını dile getirdi.
“Maliyet en az 25 TL, piyasa 20 TL'nin altında”
2026 sezonunda üretim girdilerindeki artışın üreticiyi zor durumda bıraktığını savunan Ali İhsan Ülgen, mazot, tarımsal ilaç, gübre ve işçilik başta olmak üzere birçok kalemde ciddi yükseliş yaşandığını söyledi.
Ülgen, Sarıgöl'de bir kilogram üzümün üretim maliyetinin kendi hesaplamalarına göre en az 25 TL seviyesinde olduğunu belirterek, piyasadaki fiyatların ise bunun altında kaldığını ifade etti.
“Bugün piyasada 20 lira, hatta 20 liranın altındayız. Bu fiyat maliyeti dahi karşılamıyor.”
Üreticinin yalnızca bağdaki ürünün yetiştirilmesi için değil, örtü, işçilik, ilaç, gübre ve finansman gibi birçok kalemde harcama yaptığını belirten Ülgen, mevcut fiyatların üreticinin yükünü karşılamadığını söyledi.
“Çiftçi yüksek faizle borçlanmak zorunda kalıyor”
Üreticinin finansman konusunda da zorlandığını dile getiren Ülgen, tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için çiftçilerin bankalardan kredi kullanmak zorunda kaldığını söyledi.
Ülgen, bazı üreticilerin özel bankalardan yüksek faiz oranlarıyla kredi kullanmak durumunda kaldığını belirterek, artan borç yükünün üreticinin geleceği açısından ciddi risk oluşturduğunu ifade etti.
“Üretici bu şartlarda borcunu nasıl ödeyecek, çocuğunu nasıl okutacak, ailesinin ihtiyaçlarını nasıl karşılayacak?” diyen Ülgen, tarım sektöründe sürdürülebilir bir üretim modeli oluşturulması gerektiğini vurguladı.
TMO çağrısı: “Alım fiyatı açıklanmalı”
Röportajın en önemli başlıklarından biri ise Toprak Mahsulleri Ofisi'nin kuru üzüm piyasasındaki rolü oldu.
TMO'nun alım fiyatını açıklamasının piyasada bir referans oluşturacağını savunan Ülgen, kurumun piyasaya girmesi halinde üreticinin önünü daha net görebileceğini söyledi.
Ülgen, TMO'nun kuru üzüm alım politikasına ilişkin bir an önce açıklama yapılması gerektiğini belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
“TMO alım yaparsa piyasada fiyat oluşur. Şu anda çok yapay bir piyasa var. TMO'nun açıklama yapması üretici açısından büyük önem taşıyor.”
Ülgen'e göre açıklanacak alım fiyatı yalnızca üreticiyi değil, tüccarı ve piyasadaki diğer aktörleri de doğrudan etkileyecek.
“Üzümün iç tüketimi artırılmalı”
Sarıgöl Ziraat Odası Başkanı Ali İhsan Ülgen, Türkiye'nin üzüm üretiminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, iç tüketimin artırılması gerektiğini de savundu.
Üzümün sağlıklı bir gıda olduğuna dikkat çeken Ülgen, okullarda öğrencilere kuru üzüm ulaştırılmasına yönelik projelerin yeniden değerlendirilmesini önerdi.
Ülgen, milyonlarca öğrencinin bulunduğu Türkiye'de kuru üzümün okul beslenme programlarında daha fazla yer almasının hem çocukların sağlıklı beslenmesine hem de üreticinin ürününün değerlendirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Üzümün yalnızca ihracata dayalı bir ürün olarak görülmemesi gerektiğini belirten Ülgen, Türkiye'nin kendi üretiminin önemli bir bölümünü iç piyasada tüketebilecek bir potansiyele sahip olduğunu söyledi.
“Tarım arazileri korunmalı”
Ülgen'in dikkat çektiği bir diğer konu ise Sarıgöl Ovası'nın geleceği oldu.
Verimli tarım arazilerinin madencilik ve jeotermal faaliyetler nedeniyle risk altında olduğunu savunan Ülgen, tarım arazilerinin korunması gerektiğini söyledi.
“Bu ova bizim için çok değerli. Yerin altından çıkarılacak madenin yerine, yıllardır üretim yapan ovanın ekonomik değeri daha önemli” değerlendirmesinde bulunan Ülgen, tarım alanlarının korunmasının yalnızca Sarıgöl çiftçisi için değil, ülkenin gıda güvenliği açısından da önem taşıdığını vurguladı.
“Devletin yüzünü yeniden tarıma çevirmesi gerekiyor”
Tarım sektörünün genel sorunlarının yalnızca üzüm üreticisinin problemi olmadığını ifade eden Ülgen, pamuk ve diğer tarımsal ürünlerde de üreticilerin benzer sorunlarla karşı karşıya olduğunu söyledi.
Devlet desteklerinin artırılması ve çiftçinin finansman yükünün hafifletilmesi gerektiğini savunan Ülgen, özellikle çiftçilerin faiz yükünün azaltılması çağrısında bulundu.
Ülgen, tarımın stratejik bir sektör olarak ele alınması gerektiğini belirterek, üreticinin desteklenmemesi halinde Türkiye'nin gelecekte gıda güvenliği konusunda daha büyük sorunlarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
“Çiftçi üretiyor ama karşılığını alamıyor”
Sarıgöl'deki üzüm üreticisinin bugün yüksek maliyetlerle üretim yaptığını ve buna rağmen ürününü maliyetinin altında satma riskiyle karşı karşıya kaldığını belirten Ali İhsan Ülgen, 2026 sezonunda üreticinin en büyük beklentisinin adil ve sürdürülebilir bir fiyat olduğunu söyledi.
Ülgen, başta Cumhurbaşkanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TMO olmak üzere ilgili kurumların üzüm üreticisinin yaşadığı sorunlara çözüm üretmesini istedi.