İşçi ve işveren arasındaki uyuşmazlıklarda ücretin zamanında ödenmemesi, çalışanların haklı nedenle fesih hakkı açısından kritik önem taşıyor. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin incelediği bir dosyada, maaşı yasal sürenin ardından ödenen işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği kabul edildi ve kıdem tazminatına hak kazandığına hükmedildi.
Davacı N.D., ücretinin zamanında ödenmemesi nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24. maddesi kapsamında iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini belirterek İş Mahkemesi’ne başvurdu. İşçi; kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti ve fazla çalışma ücretlerinin faiziyle birlikte ödenmesini talep etti.
Şirketten "kısa süreli gecikme" savunması
Davalı şirket ise işçinin taleplerine itiraz etti. Şirket avukatı, kısa süreli ücret gecikmelerinin işçiye haklı nedenle fesih hakkı vermeyeceğini savundu. Savunmada ayrıca davacının yıllık izin ücretlerinin ödendiği, proje yöneticisi olarak görev yaptığı ve çalışma saatlerini kendisinin belirlediği ileri sürüldü.
Mahkeme işçiyi haklı buldu
Dosyayı inceleyen İş Mahkemesi, işçinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine karar verdi. Mahkeme, Nisan dönemine ait ücretin iş sözleşmesinin feshinden 5 gün sonra, 28 Mayıs tarihinde ödendiğini tespit etti. İşçinin önceki aylara ait ücretlerinin ise ay başında ödendiği belirlendi.
Mahkeme, Nisan ayına ilişkin ücretin kanunda öngörülen 20 günlük sürenin ardından ödenmesini dikkate alarak işçinin haklı nedenle fesih yaptığı sonucuna vardı ve kıdem tazminatına hak kazandığına hükmetti.
Buna karşılık, davacının fazla çalışma yaptığına ilişkin iddiasını yeterli şekilde ispatlayamadığı gerekçesiyle fazla çalışma ücreti talebi reddedildi. Böylece dava kısmen kabul edildi.
Yargıtay son noktayı koydu
İlk derece mahkemesinin kararına karşı yapılan istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da reddedildi. Davalı şirketin kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi. Yüksek Mahkeme, yerel mahkeme ile Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını yerinde bularak onadı.
Karar, ücretin zamanında ödenmemesinin işçi açısından haklı nedenle fesih bakımından önemli bir sonuç doğurabileceğini bir kez daha ortaya koydu. Öte yandan, kararın kamuoyuna yansıyan “maaşı bir gün geciken işçi de kıdem tazminatı alabilir” şeklindeki yorumundan ziyade, somut olayda kanunda öngörülen 20 günlük sürenin aşılmasının mahkeme tarafından haklı fesih gerekçesi olarak kabul edildiği özellikle dikkat çekiyor.




