Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, aşılamadaki gerilemeyle birlikte aşıyla önlenebilen hastalıkların yeniden görülmeye başlandığını belirterek, özellikle kızamık vakalarındaki tırmanışa dikkat çekti. Prof. Dr. Şevket Özkaya’nın paylaştığı verilere göre, Türkiye’de aşı reddi olgusu 2015 yılından itibaren belirgin bir ivme kazandı. Geçmiş yıllardaki istatistikler tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor:
-
2011: 183
-
2014: 1.370
-
2015: 5.091
-
2016: 11.470
-
2017: 23 binin üzerinde
2024 yılı verilerine gelindiğinde ise durumun daha vahim bir boyuta ulaştığı görüldü. Özkaya, çocuklarına aşı yaptırmayan ya da aşı takibinden çıkan aile sayısının yaklaşık 100 bine ulaştığını kaydetti. Sosyal medya üzerinden yayılan aşı karşıtı propagandaların bu artışta başrol oynadığını vurgulayan Özkaya, kararsızlık yaşayan bazı ailelerin ise toplumsal baskı nedeniyle çocuklarını aşılatabildiğini ifade etti.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF’in ortak raporuna atıfta bulunan Özkaya, Türkiye’nin 2024 yılında kaydettiği 1.523 kızamık vakasıyla Avrupa bölgesinde en fazla vaka bildiren dokuzuncu ülke konumunda yer aldığını bildirdi. Avrupa ve Orta Asya genelinde kızamık vakalarının son 25 yılın en yüksek seviyesine ulaştığına işaret eden uzmanlar, ABD’de de benzer tartışmaların yaşandığını aktardı.
Geçmişte görülme sıklığı büyük ölçüde azalan çocukluk çağı hastalıklarının, aşılamadaki düşüşle birlikte yeniden yayılma riski taşıdığına dikkat çekildi.
Sağlık Bakanlığının anne ve çocuk sağlığı politikalarında aşılamanın hayati bir yer tuttuğunu hatırlatan Prof. Dr. Şevket Özkaya, Türkiye genelinde kızamık aşısı oranlarının yüzde 95’in üzerinde seyrettiğini ancak bu oranın korunması ve artırılması için çalışmaların aralıksız sürmesi gerektiğini belirtti. Kızamık, kabakulak, kızamıkçık, grip ve suçiçeği gibi hastalıklara karşı en güçlü kalkanın aşı olduğunu yineleyen Özkaya, ailelerin çocuklarının aşı takvimini aksatmaması çağrısında bulundu.





