Her hafta, Manisa’nın bereketli topraklarından süzülüp gelen o eşsiz yerel lezzetleri sizlerle buluşturuyoruz.Ancak bu kez sadece yemekleri değil, o lezzetlerin arkasındaki hikâyeyi, mutfaktaki o meşhur "el verme" geleneğinin bugünkü temsilcilerini, yani ustaları dinledik.

Gittiğimiz her işletmede aynı heyecan, aynı tutku ama aynı zamanda ortak bir sitem vardı. Şehrimizin kadim lezzetlerini yaşatan bu genç ve dinamik işletmeciler, Manisa’nın gastronomi potansiyelini bir üst lige taşıyacak o parlak fikri fısıldadılar: "Manisa Lezzet Sokağı."

17 İlçenin Tadı Bu Sokakta Buluşmalı
Manisa sadece merkezden ibaret değil; her bir ilçesi ayrı bir mutfak imparatorluğu. Şöyle bir hayal edelim; kurulacak bu lezzet sokağında bir adım atıyorsunuz Dünyaca ünlü Mesir macunu ve Manisa’nın harika Kebabı’ndan, Akhisar köftesine, Salihli odun köftesinden ,Gördes’in susamlı helvası ve Gelin kız tatlısına, Kırkağaç’ın Çakal Pideli Paçası, mis kokulu kavunları,Alaşehir’in o meşhur kapanmasına kadar hepsi önünüzde, bir adım ötesinde Sarıgöl’ün fırından yeni çıkmış pidesi ve dünyaca ünlü asma yapraklarından yapılmış sarmaları ve Sultaniye üzümleri ,Soma‘nın taptaze meşhur tarihi lezzeti Tahin helvası sizi karşılıyor.

Bir yanda Selendi’nin sabırla dövülen keşkeği, diğer yanda Kula’nın damak çatlatan güveci ve kıtır kıtır leblebisi.Turgutlu’nun dillere destan Şambalisi,Demirci’nin o meşhur kebabını tatmışken, yan büfede Ahmetli’nin namı değer kokoreçinin kokusu sizi karşılıyor.Köprübaşının buram buram kokan zeytinyağı ve çileğinin tadına bakmadan geçemediğimiz bir sokak düşünün.

İlçelerimize özgü daha sayamadığım o el emeği gözlemeler, şifa niyetine pekmezler, halis mulis tahinler ve fırın kokulu yerel ekmekler... Hepsi aynı sokakta, hepsi elinizin altında.

Miras Emin Ellerde, Peki Ya Vitrin?
Bugün bu bayrağı taşıyan "lezzet mucitlerinin talebeleri", sadece karın doyurmuyor; bir kültürü sırtlanıyorlar. Ancak en büyük sorunumuz; bu değerlerin dağınık olması. Şehrimize gelen bir turist ya da yerel halkımız, bu zenginliği tatmak için yüzlerce kilometre kat etmek zorunda kalıyor.

Park yeri sorunu ve lokasyon karmaşası eklenince, bu değerler hak ettiği vitrine bir türlü çıkamıyor. O güzelim lezzet durakları bazen sadece “bilenlerin” gittiği gizli rotalar olarak kalıyor.

Belediyelere ve Odalara Açık Çağrı
Esnafımızın ve biz basın mensuplarının ortak ricası net: İçinde küçük, butik büfelerin olduğu; geniş otopark imkânı sunan, modern ama ruhu olan bir Lezzet Sokağı. Buradan Manisa Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği başkanlarımıza ve başta Büyükşehir Belediyemiz olmak üzere tüm ilçe belediye başkanlarımıza sesleniyoruz: Esnafın bu sesine kulak verin.

Bu sokak, sadece bir ticaret alanı değil; Manisa’nın turizm manifestosudur. Manisa’nın sadece sanayisiyle değil, sofrasıyla da dünya markası olmasının vakti geldi de geçiyor bile.

Ustalar yolu açtı, talebeler bayrağı devraldı; şimdi sıra bu bayrağı tüm Türkiye’ye gösterecek o sokağı inşa etmekte. Gelin, Manisa’nın tüm renklerini ve tadını tek bir adreste buluşturalım.