Eğitim, bir toplumun geleceğini şekillendiren en önemli yapı taşlarından biridir. Ancak bu yolculuğun maliyeti yalnızca okul harçlarıyla sınırlı değildir. Özellikle kırtasiye, beslenme, ulaşım, barınma ve giyim masrafları, her yıl artan fiyatlarla birlikte aile bütçelerinde ciddi bir yük oluşturmaktadır.

Okulların açılmasıyla kırtasiyede başlayan serüven, defterden kaleme, silgiden çantaya kadar uzanan bu liste, eğitim hakkının ekonomik bir mücadeleye dönüşmesine neden olabiliyor.

Okulların kapılarını yeniden aralamaya başladığı bu dönem, öğrenciler için yeni bir heyecanın, aileler için ise derin bir ekonomik kaygının başlangıcı anlamına geliyor. Ders zilinin çalmasıyla birlikte ortaya çıkan okul masrafları, özellikle alım gücünün düştüğü bu dönemde, pek çok ailenin bütçesini zorlayan en önemli kalemlerden biri hâline geldi.

Tabii bir de bazı öğretmenlerin de teşviki ile birlikte kırtasiye alışverişlerinde marka tercihi, fiyatları doğrudan etkileyen bir faktördür. Bazı öğrenciler için popüler markalar sosyal statü göstergesi hâline gelirken bu durum aileler üzerinde baskı yaratabilir. Oysa yerli üretim ve sade tasarımlar, hem ekonomik hem de işlevsel çözümler sunabilir.

Şüphesiz son yıllarda Millî Eğitim Bakanlığının eğitimde fırsat eşitliğini artırmayı, fiziksel altyapıyı güçlendirmeyi ve eğitim sistemini çağın gereklerine uygun hâle getirmeyi amaçladığı çalışmalar mevcuttur. Çocuklara ücretsiz kitap uygulaması, akıllı tahtalar, laboratuvar ve spor salonları gibi hizmetlerin yanında öğrencilerin giderleri ile ilgili yapılan desteklerin arttırılması bekleniyor.

Okul masrafları içinde kırtasiye, eğitim sisteminin görünmeyen ama etkili maliyet kalemlerinden biridir. Bu masrafların azaltılması, yalnızca ekonomik bir rahatlama değil, aynı zamanda eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması anlamına gelir. Devletin, yerel yönetimlerin ve toplumun ortak çabasıyla her öğrencinin eşit şartlarda eğitim alması mümkün olabilir. Çünkü eğitim herkesin hakkıdır ve özellikle kırtasiye masrafları bu hakkın önünde engel olmamalıdır.

Çocuklarımızın geleceği için onlara iyi bir eğitim sunmak sadece bir görev değil, aynı zamanda en temel hakkımızdır. Bu hakkın önündeki ekonomik engellerin kaldırılması, daha adil ve aydınlık bir gelecek inşa etmenin ilk adımı olacaktır.